HAFİF YAĞMUR
İMSAK'A KALAN SÜRE
Ülkemizde doğum oranlarının düşmesini engellemeye yönelik doğum izninin yükseltilmesi, evlenenlere faizsiz kredi vs. gibi bazı projeler hayata geçiriliyor.
Nüfusumuz hızla yaşlanırken bu desteklere bir yenisi eklenmek üzere.
2025 yılını ‘aile yılı’ ilan eden hükümet, “İlk Arabam Yerli Otomobil Aile Destek Programı” üzerinde çalışıyor.
En az üç çocuklu ve sıfır otomobil satın almayan tüm ailelerin yararlanabileceği bu destek programı sıfır ve yerli üretim otomobilleri kapsayacak.
Programın hangi araçları kapsayacağı henüz kesinleşmedi.
Eğer program sadece elektrikli ve şarj edilebilir hibrit otomobilleri kapsarsa sadece Togg T10X için destek sağlanacak.
Motor türüne yönelik herhangi bir kısıtlama olmazsa destek programı ülkemizde üretilen şu otomobilleri de kapsayabilir:
Togg T10X, Fiat Egea Ailesi, Renault Clio, Renault Megane, Renault Duster, Hyundai i10, Hyundai i20, Hyundai Bayon, Toyota C-HR, Toyota Corolla.
Günümüzde çiftler genelde bir ya da iki çocuk dünyaya getiriyor.
Üç ve daha fazla çocuk yapmak ekonomik ve sosyal hayat anlamında aileleri gerçekten zorluyor.
Özetle böyle bir desteği faydalı buluyorum.
Ancak sosyal medyada programla ilgili şu yoruma sık rastladım:
“Bu destek en çok Doğudaki kalabalık ailelere yarar.” Evet, bu her yere çekilebilecek bu radikal yorumu haksız bulup eleştirsek bile böyle bir algı oluşabilir.
O yüzden hem bu algıyı kırmak hem de gerçekten doğum oranlarının artması isteniyorsa bence iki çocuk sahibi olanlar da destek programına eklenmeli.
Eğer destek kapsamında sadece Togg T10X olursa program sanki bu araç için çıkarılmış gibi bir algı oluşabilir.
Togg T10X için daha fazla destek sağlayan, ayrıca ülkemizde üretilen diğer araçları ve iki çocuklu aileleri de kapsayan bir destek programının daha faydalı olacağını düşünüyorum.
***
YENİ SORUNUMUZ: ‘GRİ BOŞANMA’
TÜİK’in verilerine göre boşanma oranları 2024 yılında 173 bin 342’den 187 bin 343’e yükseldi. Boşanma verilerinde en çok dikkat çeken ise ‘gri boşanma’ oranlarındaki artış oldu.
‘Gri boşanma’ 50 yaş ve üzeri boşanan çiftler için kullanılıyor.
Aslında ‘Gri boşanma’ tüm dünyada artış gösteriyor.
Ülkemizde 2001’de 50 yaş üstü boşanan çiftlerin toplam sayısı 16 bin 55 olarak kayıtlara geçmişti.
Bu sayı, 2024’de 55 bin 595’e yükseldi.
2020’den bu yana 50 yaş ve üzerinde boşanan çiftlerin toplam sayısında ise yüzde 44,53 artış gözlemlendi.
Evlilik kurumu tüm dünyada gücünü kaybederken, bireysel yaşam trend oldu.
Eski kuşaklar gibi kendilerini aile ve çocuklarına adamaktansa dünyayı dolaşayım, özgür olayım, çocuk büyütmekle yıllarım geçmesin vs. diye düşünenlerin sayısı artıyor.
Gerçekten de günümüzde çocuk yetiştirmek her açıdan daha zor.
Genel olarak andropoz ya da menopoza giren bireylerin yaş ilerledikçe birbirlerine olan tahammülü de azalıyor.
Eskiden toplumsal değer yargıları, kadının ekonomik anlamda özgür olmaması kavga dövüş evlilikleri devam ettiriyordu.
Şimdiki değer yargıların değişmesi ve özellikle kadınların ekonomik özgürlüğünü kazanmaları boşanmaları artırıyor.
Ayrıca sosyal medyanın bireysel, tekil hayatı yüceltmesi aldatmaları ve boşanmaları artırıyor. Ekonomik şartların zorlaşması, emekli maaşlarının düşük kalması 50 yaş üstü kadınları rahmetli babalarından yetim aylığı almak için göstermelik boşanmaya itiyor da olabilir.
Özetle ‘gri boşanma’ diye nur topu gibi yeni bir sorunumuz daha oldu.
***
SOKAĞA PİTON BIRAKILSA…
Kütahya’da durdurulan bir yolcu otobüsünde kime ait olduğu belirlenemeyen karton kutu içerisinde dev bir piton yılanı ele geçirildi.
Düşünsenize otobüste uyurken piton yılanı boğazını sıkıyor!
Ya da evde beslenen piton yılanı kanalizasyon borusunda apartmanda gezintiye çıkıyor ve tuvaletinizden çıkıyor!
Dünyada böyle birçok olay yaşandı.
Egzotik hayvan meraklıları daha riskli. Sokağa bırakılan köpek ve kedileri mama vs. verip idare ediyoruz.
Tarantulanın, piton yılanının dışarı bırakıldığını düşünsenize!
Yeni bir fobimiz oluşmak üzere!
***
GÜNDÜZ ÇALIŞ, AKŞAM ‘SANAL’ YAŞA
OpenAI’ın yaptığı araştırmada 40 milyondan fazla ChatGPT sohbeti analiz edildi.
Ve ChatGPT’yi yoğun biçimde kullanan kişilerin sosyal etkileşimlerini azalttığı ve yalnızlık hissine kapıldığı ortaya çıktı.
Şaşırtıcı bir sonuç değil.
Instagram, X gibi sosyal medya uygulamaları zaten ikili ilişkileri ve sosyalleşmeyi azaltıyordu.
Buna bir de yapay zeka ile yapılan sohbetler eklenince insanlar iyice asosyal olmaya başladı.
Yapay zeka sohbet modelleriyle aşk yaşayanlar bile var.
Gelecekte insanları bir gerçek gündelik hayatı, bir de sanal hayatı olacak gibi gözüküyor.
Yapay zeka ve sosyal medya her geçen gün insanları daha çok esir alıyor.
Şirketlerin sırf daha çok para kazanmak uğruna insanları geliştirdikleri devasa kapsüllerde yaşamaları için nükleer savaş başlatmasını konu alan ‘Fallout’ diye bir dizi var.
Uçuk bir teori ama kapitalist sistemin varlık nedeninin üst sınıfı daha çok güçlü yapma üzerine kurulu olduğuna, bu uğurda daha çok silah satmak için savaşlar bile çıkarıldığına göre bu sistemde her şey mümkün!
Hem gündüz çalışıp akşam da sanal alemde yaşayan insanları yönetmek daha kolay. ‘Severance’ dizisi de bunu anlatıyor!
Yazı ‘büyük resmi görme’ kompozisyonu gibi oldu farkındayım ama belki de bu tarz dizilerle insanlar geleceğe alıştırılıyor olabilirler!
***
Altyazı
“Kurduğumuz bütün hayallere rağmen değişmeyen dünyanın şerefine.” (Ulysses Gaze)
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
GÜNDEM
03 Nisan 2025SPOR
03 Nisan 2025GÜNDEM
03 Nisan 2025SPOR
03 Nisan 2025SPOR
03 Nisan 2025GÜNDEM
03 Nisan 2025GÜNDEM
03 Nisan 2025